Rüzgar, Uçuşan Yapraklar ve Kışa Karışan Sonbahar

Geç gelen sonbahar, kışa karıştırdığı bakır yapraklarını rüzgarla dans ettiriyor günlerdir. Yağmurun da pek durduğu söylenemez.

Havayı takip etmek, ıslak yollarda yürümek, gökyüzünü kaplayan bulutların içinden nefes almak, pamuk tarlaları gibi olmuş gökyüzüne dalıp gitmek…

Boğaz böyle zamanlarda laciverde ara verir… “Su yeşili” dedikleri bir renge bürünür. Kafası karışıktır denizin, beğenilip-beğenilmediğini önemsemez.

Doğa şehrin içinde bize böyle bir fon yaratmışken, şehirde “sezon” başlamıştır. Kurumlar, okullar hatta evlerde bile tekrar düzen kurulur.

Doğa perdelerini kaparcasına bir sona giderken, bizler “start” tuşuna basarız her yıl sonbaharda… Ama uyum bu ya! Bir yandan saçlarımızın döküldüğünden, cildimizin ne kadar da kuruduğundan ve yorgunluktan söz ederiz. Yağmur yağdıkça kedi gibi kıvrılmak isteriz sıcak bir köşede. Bir battaniyenin altında olmak her şeyden kıymetli bir hal alır.

Doğa önce savrulup, sonra dinleneceği bir döneme girerken bizler doğanın çocukları olarak çok çalışmaya başlarız kısaca.

Şehirli insanın düzeninin böyle gelişmesi gerekmiş.

Peki yapacak bir şey yok mu?

Elbette var.

İyi bir uyku,

Açık havada geçirilecek zamanlar,

Egzersiz,

Mevsim sebzeleri ve meyveleriyle sağlıklı beslenme,

Sosyalleşme, 

Gelişim, yeni şeyler öğrenme,

Paylaşma, yardımlaşma,

Kutlamalar, ritüeller…

En önemlisi ise seçenekli düşünerek bakmak hayata…

Bu son saydığım sadece mevsim dönüşleri değil, her mevsimde hatta her sağdan sola dönüşümüzde olmasını dilediğim bir şey!

Konulara bakış açınız aklınızdan geçirdiğiniz düşüncelerle şekillenir.

Bu kış doğa dinlenip biz çalışırken, üzüntü ile sonuçlanan düşünce kalıplarını ve inançları bırakmaya ne dersiniz? O zaman anlamadığımız birçok şeyi anlayabilir, yıllardır sorduğumuz soruların cevaplarını bulabiliriz.

Değişim için dönüşen doğadan örnek almak dileğiyle…

Uzman Klinik Psikolog
Elif Kutlu Kurtoğlu

Görüş ve Sorular İçin: ferahmekanim@gmail.com

İnstagram: @terapistkoltugu

Yoruma kapalı.