İntihar Ederek Yaşamına Son Vermiş 10 Ünlü İsim

Yazar, oyuncu, şarkıcı… Tanıdığımız birçok ünlü isim yaşadığı dönemi, kişisel sorunlarını, başarısızlık korkularını, belki de aşklarını hayatlarının önüne koyarak intiharın eşiğine geliyor. Birçoğunun ruh halinden intihar edeceğini sanki bekliyor gibiyiz. Bazıları ise çok ani ve hiç beklenmedik oluyor. Belki de sanatçı olmak her duygudan çok daha fazla etkilenmeyi, daha fazla kırılmayı doğuruyor kendi içinde. Bizim için iki gün sürebilecek bir başarısızlık üzüntüsü; şöhret olmanın sorumluluğunu üzerlerinde taşıyanların ruhunda belki de bizim tahmin ettiğimizden daha büyük travmalar yaratıyor.

Pek çok başarıya imza atmış ancak en sonunda yaşamına kendi elleri ile son vermiş bazı isimleri hatırlayalım istedik. Ruhları şad, yolları ışık olsun. Sevgi ile…

Virginia Woolf (İngiliz yazar, feminist eleştirmen)

Ünlü yazar 59 yaşında gerek yeteneğini kaybetme korkusu, gerek savaş stresi nedeniyle hayatına son verdi. Ölümünden bir iki gün önce eve sırılsıklam gelmiş, bu ilk intihar girişiminde başarılı olamamıştı. İki gün sonra evlerinin yakınındaki Ouse Nehri’nde cesedi bulundu. Yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doluydu. Leonard Woolf, eşi olmanın dışında; basım evi kurduğu ve kitaplarının basımını sağladığı için hayatında önemli bir yer tutuyordu. Geride eşine ve kardeşine yazılmış iki mektup bıraktı.

Leonard Woolf’a, 18 Mart 1941

“Sevgilim,

Yeniden delirdiğimi hissedebiliyorum. Artık bu kötü zamanları atlatamayacağımı da. Bu sefer iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım ve işime konsantre olamıyorum. Bu nedenle de, yapabileceğim en doğru şeyi yapıyorum. Sen bana, yaşatabileceğin en büyük mutlulukları yaşattın. Her açıdan. Bu hastalık yakama yapışıncaya dek, iki insanın beraber tadabileceği en büyük mutluluğu tattık. Daha fazla savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvediyorum, biliyorum, ancak bensiz de hayat devam edecek. Hayata devam edeceksin, biliyorum. Görüyorsun ki bu mektubu bile düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum.

Söylemek istediğim şey; hayatımdaki bütün mutlulukları sana borçluyum. Bana karşı her zaman çok destekleyici ve iyiydin. Bunu herkes biliyor. Eğer hayatımı kurtarabilecek biri olsaydı, bu sen olurdun. Ben her şeyimi kaybettim ama senin iyiliğin hep benimle olacak. Yaşamını daha fazla cehenemme çeviremem. Hayatta kimsenin, bizim mutlu olduğumuz kadar mutlu olabileceğini sanmıyorum.

Robin Williams (Amerikalı komedyen, oyuncu)

Robin Williams, “Can Dostum”, “Ölü Ozanlar Derneği” ve “Patch Adams” gibi unutulmayacak filmlerde rol almış gerçek bir karakter oyuncusu. Oscar ödüllü oyuncu, evinde kendini asarak intihar etti. Yapılan testlerde vücudunda uyuşturucu ya da alkol izine rastlanmadı. Ardında herhangi bir intihar mektubu bırakmadığı için kesin neden bilinmese de yakalandığı Lewy Cisimcikli Demans hastalığının sebep olduğu düşünülüyor. Doktorlara göre intihar etmese de üç yıl için de hayatını kaybedecekti. Susan Williams, eşinin ölümünden sonra yaptığı röportajlarda eşinin gözlerinin önünde eridiğini “Bir kabusu yaşıyorduk” sözleriyle anlatmıştır.

Stefan Zweig (Avustaryalı yazar)

“Satranç”, “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu” gibi dünyaca ünlü eserleriyle hala en çok okunan yazarlar arasında olan Stefan Zweig, neredeyse bütün dünyayı gezdi. 61 yaşına geldiğinde, Adolf Hitler’in dünya düzeninin süreceğini düşünerek içine düştüğü karamsarlık yüzünden yaşamına son verdi. Onun intiharını diğerlerinden ayıran fark eşiyle birlikte intihar etmiş olmasıdır. Hayatlarına birlikte zehir içerek son verdiler. Evlerine giren polisler onları yataklarında ölü olarak buldular.

İşte Stefan Zweig’ın intihar mektubu:

“Özgür iradem ve açık bir bilinçle bu yaşamdan ayrılırken, son bir sorumluluk yerine getirilmeyi bekliyor: Bana ve işimi yapmama huzurlu bir ortam sunan harika ülke Brezilya’ya içten teşekkürlerimi sunmak. Her yeni günle bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim, ruhsal ana vatanım Avrupa kendi kendini yok ettikten ve ana dilimin dünyası yok olduktan sonra, dünyanın hiçbir yerinde hayatımı bu kadar severek yeniden kuramazdım. Ama altmışıncı yaştan sonra tam anlamıyla yeniden başlamak çok özel bir güç gerektiriyor. Ve benim gücüm yıllar süren vatansız yolculuklardan sonra iyice tükendi. Bu nedenle hayatımı doğru zamanda ve doğru bir şekilde sonlandırmanın iyi olacağına inanıyorum. Ki hayatım boyunca tinsel uğraşım en büyük haz kaynağım ve kişisel özgürlüğüm en yüce değerim oldu. Bütün dostlarımı selamlarım! Hepsine uzun geceden sonra gelen tanın kızılllığını görmek nasip olsun! Ben, her zamanki sabırsızlığımla önden gidiyorum.”

Stefan Zweig Petropolis 22.11.1942

Sylvia Plath (Amerikalı şair, yazar)

Küçük yaşta babasını kaybedip tüm çocukluğu boyunca ileri derece manik depresif bozukluğuyla mücadele eden şairin eserleri de duygusal, kırılgan ve depresiftir. Onun da hayatı eşine duyduğu büyük aşk yüzünden içinden çıkılmaz bir hale gelir. Onu aldatan eşinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra, çocuklarıyla yaşadığı evde onlara süt ve kurabiye verdikten sonra yaşamına son verdi.

Nilgün Marmara (Türk şair)

Nilgün Marmara’nın intiharını Sylvia Plath’dan sonra incelememizin bir sebebi var. 29 yaşında belki de en verimli olacağı dönemde, altıncı katta bulunan evlerinden hayatına atlayarak son verdi. Düşerken çığlık bile atmamıştı. Onun hayatının dönüm noktası üniversite tezi için Slyvia Plath’ın yaşamını seçmesidir. Slyvia’nın düşünceleri, hayatı, çaresizlikleri, yalnızlığı onda çok derin bir iz belki de ruh benzerliği doğurdu. Daha sonra yazdığı şiirlerine bile etki etti. Yaşama karşı ölüm temalı şiirler yazmaya başlamıştı. “Kırmızı Kahverengi Defter” adıyla yayınlanan günlüğünde “Hayatın neresinden dönülse kârdır” ifadesi yer almaktaydı.

Marilyn Monroe (Amerikalı aktris, model)

20. yüzyılın en çok tanınan sinema yıldızlarından ve seks sembollerinden biriydi. Gerçek ismi Norma Jeane Mortensen olan yıldızın hayatı kimsesizler yurdunda başladı. Yurttan kurtulmak için ilk evliliğini 16 yaşında yaptı. 36 yaşında aşırı dozda ilaç alarak yaşamına son verdi. Marilyn sarışın bomba olarak anılsa da her şeyin doğal ve içten olması gerektiğini düşünüyordu. Bu oyunculuk anlayışından dolayı da film yapımcıları ve fotoğrafçılar devamlı peşindeydi. Ölümünden sonra Kennedy’lerle olan yakın ilişkilerden dolayı suikast dedikodusu da çıktıysa da hiçbir zaman ispatlanamadı.

Yavuz Çetin (Türk müzisyen)

Gazeteci olan babasının mesleği sebebiyle çocukluğu tüm ülkeyi gezerek geçti. İlk olarak müziğe cura çalarak başladı ancak kendini 1985 yılında tanıştığı elektro gitara kaptırmıştır. Göksel, İzel, Kıraç gibi birçok ünlü ismin albümlerine gitar çalarak destek vermiştir. 1999 yılında ikinci albümü “Satılık” için tüm çalışmalar bitmiş ancak yayınlandığını görememiştir. Albüm çalışmaları devam ederken depresyon teşhisi konan Çetin, 15 Ağustos 2001 yılında saat 19.00 sıralarında aracını Boğaziçi Köprüsü yakınlarında durdurdu. Kendisini köprüden atarak yaşamına son verdi. Popüler kültürden, yozlaşmadan, güvensiz dünyadan şikayetçi olan “Yaşamak İstemem” şarkısı belki de Çetin’in duygularını en iyi yansıtan eseridir.

“Benden, bir ruhsuz yaratmayı
Nasıl başardınız?
Benden, bir hissiz yaratmayı
Nasıl başardınız?
Benden, bir uyumsuz yaratmayı
Nasıl başardınız?
Benden, sizden biri yaratmayı
Nasıl başardınız?
Yaşamak istemem artık aranızda…”

Kurt Cobain (Amerikalı şarkıcı, söz yazarı, müzisyen)

Nirvana grubunun solisti ve gitaristi, asi, yakışıklı Kurt Cobain… Boşanmış bir anne babanın çocuğudur. Annesinin düşüncesine göre kişisel problemleri bu boşanmadan sonra başladı. İnsanların ilgisi ona saçma ve mantıksız geliyordu. Bazen hayranlarını tersleyip tepki aldığı da oldu. Bir süre sonra sorunlarına bir yenisi daha eklendi. Sebebi belli olmayan mide ağrıları. Bu ağrılardan kurtulmak için uyuşturucu kullanmaya başladı ve bu onun için sonun başlangıcıydı. Cesedi, 8 Nisan 1994 tarihinde Seattle’daki evine alarm sistemi yerleştirmek için gelen bir elektrikçi tarafından bulundu. Tek bir kurşun ile yüzünü dağıtmıştı. O da arkasında intihar mektubu bıraksa da hala cinayete kurban gittiğini düşünenler var. Kanında yüksek dozda uyuşturucu çıktı. Bu dozda uyuşturucu alan birinin tetiği çekme ihtimali yok denecek kadar az. Üstelik silahın üzerinde hiç bir parmak izine rastlanmadı.

Mektubun son kısmı şu şekilde:

“Ben çok kararsızım, ümitsizim! Artık eski tutkum yok ve şunu hatırla, sönüp gitmektense yanmak daha iyidir. Barış, sevgi ve hoşgörü dileğiyle, Frances ve Courtney hep yanınızda olacağım. Lütfen devam et Courtney… Frances için, onun bensiz çok daha iyi olacak yaşamı için… Sizi seviyorum, sizi seviyorum!”

Lucy Gordon (İngiliz model ve aktris)

Lucy Gordon’ı “Örümcek Adam 3”, “Parfüm” ve “Rus Bebekleri” filmleriyle tanıdı tüm dünya. Paris’te sevgilisiyle yaşadığı evde kendini asarak hayatına son verdi. Ölümü kayıtlara aşk intiharı olarak geçti. Kendisinden 12 yaş büyük sevgilisiyle önceki gün yaşadıkları şiddetli kavgadan dolayı komşuları bu ihtimali düşündü. Ancak arkasında intihar mektubu bırakmadığı için asıl sebep gerçekten bu mu bilinmiyor.

Chester Bennington (Amerikalı müzisyen, Linkin Park grubunun solisti)

Tüm dünyada 80 milyondan fazla albüm satmış, iki Grammy kazanmış bir grubun solistinin intihar etmesini elbette kimse beklemiyordu. Çocukluğunda tacize uğramış, yıllar önce alkol ve uyuşturucu tedavisi görmüştü ancak bunlar geçmişte kalmıştı. Bu sefer onu çökerten yaşadığı başarısızlık korkusuydu. Son albümleri çok eleştirildi. Çoğu dinleyici onları pop müzik yapmakla suçladı. Bu durum belli etmese de onu ruhsal olarak çok yordu. Eşi Talinda Bennington ölümünden 36 saat öncesine ait görüntüleri sosyal medya aracılığıyla paylaşarak, aslında mutlu ve iyi gözüktüğünü anlatmak, depresyon hakkında farkındalık yaratmak istedi.

“Sizden tek bir ricam var; zamanım geldiğinde yaptığım hataları affedin. Arkamda özlenmem için sebepler bırakmamda yardımcı olun. Boşlukta hissettiğinizde beni reddetmeyin. Beni anılarınızda tutun ve gerisini boş verin.”

Yoruma kapalı.