Çocukluğun Sonu – Arthur C. Clarke‏

“Hiçbir ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz.”

20. yüzyılın sonlarında, dünyanın iki büyük gücü ABD ve SSCB uzaya açılma yolunda önemli gelişmeler kaydetmişlerdir. Hesaplamaları sona erdirip yola çıkma hazırlıkları yaparken her iki ülke bilim adamları tüm hesaplara aykırı beklenmedik bir durumla karşılaşırlar. Artık uzaya çıkma ihtiyaçları yoktur çünkü dünya üzerindeki her kent uzay araçları tarafından kuşatılmıştır. “Evrende hayat var mı?” merakına cevap arayan insanlık artık Dünya’da da yalnız değildir.

Dünya semalarını donatmış ileri teknoloji uzay araçlarından yükselen mekaniğimsi ses artık dünya yaşamına yön verecektir. Uzun vadelere yayılmış programlı değişimlerle hükümdarlar artık dünyanın tek otoriter gücü halini almıştır. Önce insanları kendilerine ve ileri teknolojilerine alıştırıp ardından dünya sorunlarına son vermektir amaç. Nihayetinde bunu başarırlar da. Dünyada artık tüm işler rayındadır; savaş bitmiş, suç oranları hızla düşüşe geçmiş, tükenen kıt kaynak sorununa son verilmiştir. İnsanlık Altın Çağı’nı geçirirken adeta bir Ütopyada yaşamaktadır. Peki hükümdarların amacı insanlığı sahiden daha iyiye mi taşımaktır, yoksa sona eren sorunların bir bedeli var mıdır?

“Yeterince ilerlemiş bir teknoloji, büyüden ayırt edilemez.”

Arthur Charles Clarke, Robert A. Heinlein ve Isaac Asimov‘la birlikte “bilimkurgunun üç büyük ustasından biri” olarak kabul edilir. Henüz ilk dönem eserleriyle bilimkurgu edebiyatına yeni bir soluk getireceğini kanıtlayan yazar “2001: A Space Odyssey” isimli bilimkurgu kitabı ve bu kitabın aynı adlı ve Stanley Kubrick imzalı beyazperde uyarlamasıyla isminden daha da sık söz ettirir hale gelmiştir. Yazdığı her eser bilimkurgu dalında klasik haline gelen Clarke kendini tekrar etmemesiyle de dikkat çeker. Geleceği şimdiye dek hiç yazılmadığı gibi yazması ona duyduğumuz hayranlığı daha da arttırırken yazmaktaki başarısı okumayı hep daha keyifli kılmıştır. Kurduğu sistemler ve sistem irdelemeleri ise artık onun imzası haline gelmiştir. Bilimkurgu ve Fantazya Edebiyatının en prestijli iki ödülünden Hugo Ödülü‘nü 4, Nebula Ödülü‘nü ise 2 kez kazanan Clarke’ın bu alanlarda etkisi öylesine derindir ki artık başarılı bilimkurgu eserlere her yıl bir de Sir Arthur C. Clarke ödülleri verilmektedir.

Çocukluğun Sonu, yazarın ilk dönem eserleri arasında yerini alırken aynı zamanda en sevilen eserlerinden de birisidir. Zira Clarke bu kitabında özgünlüğünü, zekasını ve maharetini tüm şiddetiyle göstermekten çekinmemiştir. Bilimkurgu, fantazya, ütopya ve distopya adeta kuyumcu titizliğiyle harmanlanmıştır bu kitapta. Kullandığı dildeki başarının yanı sıra Clarke, şimdiye dek hiç yazılmamış bir evren düzeni kurgulamış, uzaylı istilasına bambaşka bir yorum getirmiştir. Uzun vadede kurguyu aksatmadan ilerlemek, okuru her manevrada kitaba biraz daha bağlamak, böylesi şaşırtmak ve hiçbir ayrıntıda pürüz bırakmamak kolay olmasa gerek.

Rama, 2001: Bir Uzay Efsanesi, İmparator Dünya, Cennetin Çeşmeleri, Tetik, Şehir ve Yıldızlar gibi Clarke’ın pek çok eserini Türkçeye kazandırmış olan İthaki Yayınları, geçtiğimiz yılın son aylarında “İstikbal göklerdedir!” sloganıyla başlattığı “Bilimkurgu Klasikleri” dizisi kapsamında ülkemizde şimdiye dek hiç yayımlanmamış kitabı Çocukluğun Sonu’na da yer vermiştir ki okuyanları tarafından bilimkurgu klasiği kabul edilen kitabın bu dizide yer alması halihazırda yerinde de olmuştur. Clarke’tan yeni kitap gelmesi içimizde “Clarke’ın baskısı tükenen kitaplarına da yeni baskı gelir mi?” kıvılcımlarını alevlendirirken Bilimkurgu Klasikleri dizisi, ülkemizde son yıllarda daha da düşüşe geçen bilimkurgu edebiyatına ve yitirdiğimiz pek çok esere dair beslediğimiz umutları yeşertmekte. Tabi bunda İthaki’nin yayın hayatına başladığından beri bilimkurgunun önde gelen eserlerini devamlı olarak Türkçeye kazandırmasının payı da büyük. Dizi kapsamında çıkan kitapların birbirleriyle kurdukları görsel uyum ve tek renk zemin üzerine uygulanan başarılı ve söz konusu kitaba birebir uygun kapak görselleriyle Onur Korkut ve Şükrü Karakoç‘u da tebrik etmek gerek. Bilimkurgu Klasikleri kapsamında şimdiye dek Türkçede okumadığımız kitaplar olduğu gibi farklı yayınevlerinde gördüğümüz kitaplar bir de İthaki amblemiyle karşımıza çıkarken, evvelinde İthaki’den çıkmış ve yeni baskıları dizinin genel kapak konseptine uygun yayımlanan kitaplar da var.

Şimdiye dek “Bilimkurgu Klasikleri” kapsamında yayımlanan kitaplar ise sırasıyla şöyle:

1- Dune – Frank Herbert
2- Kıyamete Bir Milyar Yıl – Arkadi&Boris Strugatski
3- Maymunlar Gezegeni – Pierre Boulle
4- Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley
5- Çocukluğun Sonu – Arthur C. Clarke
6- Dr. Moreau’nun Adası – H. G. Wells
7- Dune Mesihi – Frank Herbert
8- Işık Tanrısı – Roger Zelazny

Yoruma kapalı.